Yeni Diyet Trendi: Ketojenik Beslenme

 Kategori: Haberler

Son dönemde popülerliği artan diyet trendlerinden bir tanesi de ketojenik beslenme. Uzun zamandır bazı hastalıkların tedavi sürecinde semptomları azaltması nedeniyle uygulanan ketojenik diyetlerin günümüzde zayıflama amacıyla da tercih edildiğini görmekteyiz. Bilim dünyasında da sıklıkla tartışılan ketojenik diyetlerin artı ve eksileri mevcut.

 

Sağlıklı beslenme planlarında yer alan besinlere göre bambaşka bir diyet içeriğine sahip olması, ketojenik diyetin uzun süre uygulanmasının önünde engel teşkil ettiği söylenebilir. Aynı zamanda yüksek yağ içeriği nedeniyle uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Bu sebeple yalnızca kısa sürecek şekilde, sürekli tıbbi gözetim altında tutulabilecek bireylerin bu diyeti uygulamasında fayda var. Ketojenik diyetin tam olarak ne olduğuna gelin, daha yakından bakalım…

 

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik diyet temel olarak yüksek yağlı ve düşük karbonhidratlı diyetlere verilen isimdir. Epilepsi gibi birtakım hastalıklarda tedaviyi destekleyici nitelik taşıdığı bilinen bu diyetlerin son yıllarda zayıflama alanında da uygulanmaya başladığını duymaktayız. Ketojenik diyetlerin zayıflama alanda uygulanabilirliği konusunda bilim dünyası farklı görüşler öne sürmektedir.

 

Peki, bu diyetlerde vücut metabolizması nasıl işler? Düşük karbonhidrat, orta düzeyde protein ve yüksek oranda yağ içeren ketojenik diyetlerde vücut enerji kaynağı olarak yağları kullanır. Normalde bildiğimiz üzere vücudun temel enerji kaynağı karbonhidratlardır. Karbonhidrat dışı kaynaklardan enerji elde edilmesi durumunda vücutta keton cisimcikleri adı verilen yan ürünler açığa çıkar. Diyetin ketojenik diyet olarak adlandırılmasının sebebi diyeti uygulayan kişilerde bu cisimciklere bağlı olarak keton seviyesinin yükselmesidir.

 

Ketojenik Diyetlerde Ne Tür Besinler Yer Alır?

Ketojenik diyetlerde yalnızca 20-50 gram aralığında karbonhidrat bulunur. Enerjinin %65-70’i ise yağlardan karşılanır. Bu kadar yüksek oranda yağ tüketimi nasıl sağlanır diye merak ediyor olabilirsiniz. Ketojenik diyetlerdeki yüksek yağ oranının sağlanabilmesi için yağ içeriği yüksek olan bazı besinlerin bol miktarda tüketilmesi gerekir.

 

Buna karşın karbonhidratlar yalnızca ekmek, tahıllar ve meyvelerde bulunmaz. Sebzeler, kurubaklagiller, süt, yoğurt ve hatta bazı et ürünlerinin bile az da olsa karbonhidrat içerdiğini unutmamalısınız. Bu nedenle karbonhidratların temel kaynakları diyette neredeyse hiç yer almamalıdır. Kaymak, krema, mayonez, tahin, susam gibi yağ kaynakları ketojenik diyet listelerinin olmazsa olmazları arasındadır ve bunların diyet içerisine uygun şekilde yerleştirilmesi gerekir.

 

Ketojenik Diyetler Zararlı Mıdır?

Eğer ketojenik diyet uyguluyorsanız yüksek yağ alımına bağlı olarak kolesterol ve diğer kan lipidlerinizde yükselme söz konusu olacaktır. Ayrıca keton düzeyindeki artışa bağlı olarak ketozis riski, kabızlık, yorgunluk, baş dönmesi, ağız kokusu gibi sorunlar da baş gösterir.

 

Karbonhidratın birincil kaynakları olan tahıllar vücudun lif, vitamin ve mineral gereksinimlerinin karşılanmasında önemli görevlere sahiptir. Bu besinlerin tüketilmemesi B grubu vitaminleri başta olmak üzere birçok mikro besin öğesinin eksikliğine yol açar. Tüm bu nedenlerden dolayı ketojenik diyetler sürdürülebilir beslenme planları değildir ve uzun dönemde vücuda zararlı etkileri olabilir. Dolayısıyla yalnızca hekim önerisi ile ketojenik diyeti uygulamasında herhangi bir sakınca görülmeyen kişiler, sürekli tıbbi kontrol eşliğinde bu beslenme şeklini uygulayabilir.

 

Kaynakça:

https://www.healthline.com/nutrition/ketogenic-diet-101

https://www.healthdirect.gov.au/ketogenic-diet

Güncel Tarifler
Contact Us

We're not around right now. But you can send us an email and we'll get back to you, asap.

Kodu okuyamıyorsanız, yeni kod isteyin. captcha txt
0
0

Arama yapmak için yazın ve ENTER tuşuna basın

Facebook
Twitter
Instagram